İnsan ruhu , sağlam olduğu ölçüde dışa dayanaklı olabilecek , içten çürümesi oranında da, dıştan gelen tesirlerin samyelinde kuruyup dökülecektir. Demek ki, asıl korkulacak şey , dıştan gelen ölüm salvoları değil, ruhun ölümüdür. Bu halde bilinmelidir ki , çöküş temelden ve köklüdür.Yüzeyde kalmaya mahkum düzeltmeler ve düzelmeler çare değildir. Ruhta ölüm olduğu vakit, çare ruhta diriliştir.
Kaç kere artık hiçbir çözümün kalmadığı ve insanlık tarihinin kapandığı sanılmış , fakat adeta hiç beklenmeden uzanan bir el, zamanın örtüsünü aralayarak insanlık destanında yeni bir perdeyi açmıştır.
Her yeni basamağın sırası , Tanrı’nın takdir ettiği zaman gelecektir.Basamaklar sabırla çıkılacaktır. Sabredenlere ve direnenlere , kaybolmayanlara selam ve esenlikler.
Yaşamak ne işe yarıyor? Uğruna bu kadar alçaldığımız, zulmettiğimiz, haram yediğimiz, insan öldürdüğümüz yaşamak ne işe yarıyor? Sonunda işte böyle ya bir kasabayı, ya da küçücük bir mezarlığı kokuyla dolduruyoruz.