Muazzam bir roman. Ülkemizde az bilinmesi bizim ayıbımız. Romanın baş karakteri Maggie arzu, sorumluluk ve erdem duyguları arasında çatışmalar yaşayan zeki ve güzel bir kadın. Bütün roman Maggie'nin hayatındaki erkeklerle ilişkileri temelinde oluşuyor. Tom, Philiph ve Stephen. Tom'la ilişkisinin merkezinde ailesine karşı sorumluluğu, Philiph'le ilişkisinin merkezinde ise erdem duygusu var. Stephen ise Maggie'nin sevdiği ve onu da seven erkek. Stephen'la ilişkisinin merkezinde aşk ve arzular var. Fakat Maggie Tom, Philiph ve Stephen'la nişanlı olan kuzeni olan Lucy'e karşı sorumluluk duygusuyla arzularından vazgeçmek zorunda kalır. Fakat bu vazgeçiş çok zorlu süreçlerin neticesinde gerçekleşebilir. Bu romanın güzelliklerini anlatmak için yüzlerce sayfa yazılsa gene yetmez...
Hayatımda okuduğum en karamsar ve en umutsuz roman bu. Jude isimli genç çocukluğundan itibaren okumayı seven ve akademik hayatta bir yer edinmek isteyen bir kişidir. Bu arzusunu gerçekleştirebilmek için doğduğu ve yaşadığı sosyal ve ekonomik koşulları aşması gerekir. Bir yandan mermercilik yaparken diğer yandan okumalarını sürdürür. Fakat koşullar öylesine serttir ki her çabasının sonunda bir hayal kırıklığıyla karşılaşır ve romanın sonunda mermer tozlarıyla kirlenmiş kitaplarının arasında can verir. Kitaplar ulaşmak istediği hayallerini, mermer tozlarıysa mahkum olduğu gerçekleri sembolize eder ve sonunda hayalleri gerçeklere mağlup olmuştur. Hardy bu romanında gerçekten çok hazin bir hikâyeyi anlatır ama hiçbir sayfasında duygu sömürüsü ve ajitasyona yönelmez. Ama okurun yıllarca etkisini hissedeceği bir eser yaratmayı da başarmıştır.