Bu sevgi ve bağlılık bizi ne kadar mutlu ediyor ve birliğimize olan güvenimizi, inancımızı pekiştiriyorsa, bizi parçalayıp bölmek isteyen içteki ve dıştaki düşmanları da o kadar rahatsız ediyor, hazımsızlaştırıyor ve kara kara düşündürüyordu.
Biliyorlardı ki o zamansız bir liderdi. Dini, mezhebi ne olursa olsun ayırmayan, halkını birleştiren güçtü. Onu sevmeyenler, düşman görenler, ona duyulan güvenin, sevginin, onun gücünün, zarafetinin, cesaretinin, kültürünün altında ezilen, küçücük kalanlardı. Halkın kalbinden Atatürk sevgisini, bağlılığını atamazlarsa, emellerine ulaşmalarının mümkün olmayacağının farkında olanlardı.