"İnsan kendi için doğmaz mı? Kendi için yaşaması gerekmez mi? Niye bu feda ediş, nereden geliyor bu Don Kişotluk? Kendi hayatını yaşamak, mutlu olmak yerine, neden bunca sıkıntının içine atmak istiyorsun kendini?" demişti. Özge düşündü... Cevaplamaya hazır olmadığın soruya soruyla cevap vermek en iyi cevaptı: "İnsan insan olmak için doğmaz mı? Korkmadan doğru olduğuna inandığı şeyi yapması gerekmez mi? Bunca sıkıntı varken, kendi hayatını yaşayabileceğin, etrafında olan bunca adaletsizliğe rağmen mutlu olabileceğin yalanını nasıl söyleyebiliyorsun kendine?"
"Hep dünyanın, insanın içindeki iyiliği bulması için tasarlanmış bir bahçe olduğunu düşünürdüm ama bugün olanlar ve sen, bana şunu anlattınız: İyi olmak sadece bir detaymış. Ne deneyimlemiş olursa olsun, yaşadığı kötülüğe rağmen insanın kendini iyiye çevirecek gücü olmasındaymış tüm mesele. Güç, birinden üstün gelmek ya da istediğinde birinin canını almak değil, biri senin canını aldığında bile kötüleşmemek, onun düştüğü tuzağa düşüp canavara dönüşmemektir. Sana vurana el kaldırmamak, sana vurana el kaldırmaktan daha zordur. Asıl, doğruda durmak güç ister."
"İnsanlar magazinin gücünü kavramış değiller, izledikleri, çocuklarına izlettikleri şeyin ruhlarını nasıl şekillendirdiğini analiz edecek kadar ayık değiller. ... Eğer siz kıçını sallayıp adamların altına yatan birinin zenginliğini örnek gösterirseniz, izleyenler de kıçlarını sallayıp altlarına yatacakları adam aramaya başlarlar; eğer siz top oynadığı için ve özellikle o topu bir yerlere sokabildigi için teknolojimize hizmet edenlere vermemiz gereken ilgiyi, değeri bir topçuya yöneltirseniz, herkes topçu olmak ister; eğer siz güzellik yarışmalarında kızların vücutlarını puanlayıp en yüksek puanı alan kızın kafasına taç takarsanız, izleyen kızlar da vücutlarını gösterip taç takılmasını beklerler."
"Din ona bir şey öğretmişti: Dini yüreğinde yaşayanlar Yaradan'ın yolunda sessizce var olurken, dini aklında yaşayanlar diğerlerinin üstünde oluşturdukları egemenlikle kitleleri yönetmek için varlardı."
"Eşim Sadok;
Kutuplaşmış saçmalıklar evreninde, bu agresif düalitenin tam göbeğinde, ancak bir mucizeyle var olabilecek kadar nadir, her koşulda hayatta kalabilecek kadar güçlü, beni bile şaşırtabilecek kadar akıllı ve her an bende sevgi uyandırabilecek kadar eşsiz bir varlıksın sen. Ben ancak, olduğun her şey için minnettar olmaya devam ediyorum. Senden seri üretime geçmek dünyanın kurtuluşu için sanırım tek çare!"