Artık çok daha yakınındaydı. Bu sefer o kadar şiddetli, gürültülü ve korkutucuydu ki, April omurgasından aşağı doğru bir ürperti hissetti. Kaçmak istese de yapamazdı. Onun yerine, vücudundaki her sinir, elektrik gibi vızıldadıkça sanki olduğu yere kök saldı. Sanki zaman aniden donmuş ya da en azından yavaşlamış gibiydi. Havanın kendisi de keskin ve durgundu.
Rüzgâr durmuştu. Deniz bile nefesini tutmuştu.