"... Derinlerde, yıllardır yenilenmeyi bekleyen cıvıl cıvıl neşesi, direncini kırıyordu. Ağlıyordu bir yandan, gördüğü ilgiyi geri çeviremediğinden mi, benliğindeki açlığın ayrımına vardığından mı? İleride bağlı kayığın altına çarpan küçük dalgalar, gözyaşlarına ses verdi. Orada, ne olduğunu, neden olduğunu kavrayamadan oldu bitti her şey, ezilmiş, çiğnenmiş bir gelincik gibi, kan kırmızı, kapkara, kalakaldı..."