Sibel Güneşdoğdu

Sibel Güneşdoğdu
Binlerce kitabın okuru, binlerce sözcüğün yazarı...
Geliştirici Kitap Editörü/ Yazar
Dm'den Yazmayın Lütfen
İstanbul
364 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Ayrılık Sevdaya Dahil
açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın   rüzgâr uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan onu çok arıyorum onu çok arıyorum heryerinde vücudumun ağır yanık sızıları bir yerlere yıldırım düşüyorum ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan   ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili hiç bir anı tek başına yaşayamazlar her an ötekisiyle birlikte
Reklam
Sonra bir suskunluk çöktü, masanın orta yerinde bekledi bir süre. Sokaktan sesler yükseldi, bir kavganın dumanı tüttü, camlar indi kaldırıma. Bir kadın çığlık çığlığa bağırdı, “Yapma,” diye yalvardı. Karşı binanın balkonunda oturan iri yarı adam en sunturlusundan bir küfür salladı aşağıya, karanlıkta yerini bulamadı uygunsuz sözcükleri. Rakı içtiler, kenara ittiler kavgayı, kırılan camları, boşlukta asılı kalan küfrü...
Sayfa 44·Kitabı okudu
Çok yalnızım, korkunç bir yalnızlık…” Alfonzo sustu, kızların yüzüne baktı. Biricik, elini onun elinin üstüne koydu, dostlukla sıktı. Yüzündeki anlam “Yanındayım, seni anlıyorum,” diyordu. “Sanırım ben küçük bir çocuğum hâlâ; korunmak, sevilmek isteyen, karşısındaki insan tarafından vazgeçilmez olmayı arzulayan ve aradıklarını hiç bulamayan… Mutlu olduğumu düşündüğüm anlarda bile, farkında olmadan hep içim acıyor,” dedi Alfonzo ve sözlerinin etkisinden sıyrılmak ister gibi ekledi: “Hadi, bi yolluk daha içelim, sonra da dağılalım.” Renk atıldı: “Dağılmadık mı zaten?” Bir ah çekti Alfonzo. Gökyüzüne kaldırdı başını, yıldızları saydı:  “Bir, iki, üç, bin, milyon, milyar… Bunca yıldız gökyüzüne sığıyor da bir ben mi sığamadım dünyaya be?”
Sayfa 45·Kitabı okudu
"...Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende gül rengi şarap içilmez mi böyle günde seher yeli, yırtar eteğini gülün güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye kimse bilmez, kimse bilmez..." Ömer Hayyam
"... Nehirler daha uysal akar, Bir çiçek nasıl  açılıyorsa kendiliğinden Bir kuş nasıl uçuyorsa Öyle sever, çalışır insan, Kıraçlar çarptıkça dağlara Gül göçürür şafağından Doğanın altın şafağından İnsanın altın şafağından Tarihin altın şafağından Bir kırıldık daha da kırılırız Kimse dakunamaz bizim suçsuzluğumuza."
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam