Ben doğrudan doğruya kalbimden gelen heves ve arzunun zorlamasıyla hareket etmem. O zorlamaya hiç yüz vermem. Onu beynimin hükmüne bırakırım. İşte orada kabul edilen ve beğenilen şeyle hareket ederim. Uygun ve elverişli görülmeyeni yine geldiği yere, yani kalbime iade ederim. Onları geldikleri yere tıkmaya çalışıp bastırırım. Ama kalbim bundan ezilecekmiş. Ne sakıncası var?
İçlerinde ancak bilgi edinmenin kıymetini bilenler ve ilimle süslenme hevesinde olanlar fazlaca çalışıyorlardı. Ebeveynin zoruyla çalışanlara hocaların da sürekli teşvik ve baskısı gerekiyordu. Lakin geçim parasını sağlamak amacıyla çalışanlara öyle şeyler gerekmiyordu. Onlar çalışıyorlardı. Çalışıyorlardı...