Nail, Adnan’ın dedesi Çelik Mehmet Paşa’yı ötede beride anlattıkça, Adnan da Nail’in elçi olmayışına ötede beri de hiddetleniyordu. Kendi kendine kaldığı zaman da ona acıyordu: Karı kocalık denen şey ne tehlikeli şeydi! İnsanın kırk yılda biriktirdiği namusu bir kadının elinde bulunuyordu. İnsan “koca” olduğu için başka iki kişinin işlediği günahın cezasını çekiyordu; haberi olmadan bedbaht oluyordu. Halbuki insan felaketini bile bile taşırsa yükü hafiflerdi. Hatta, felaket, eğer Nail’e karısının taşıdığı bir yükse, insan onu öğrenince fırlatır, atardı. Fakat ya felaketten insan Nail gibi haberi olmazsa? Bu nasıl felaketti? Kim bilir kaç defa yenileceksin bir felakete! Hem ona gülecekti; o, güldüğü olduğunu bilmeyecekti. İşte evliliğin en korkunç tarafı! Kadın erkekten bunun için kuvvetliydi!