Maliye Nazırı içini çekti.
“Ne talihsiz adamım, bilmezsin oğlum! Maliye’ye Nazır olduğum gün hazinede kaç lira buldum? Ne tahmin edersin?” dedi. Sustu. Adnan’dan cevap bekliyordu.
Adnan:
“Nasıl bileyim efendim, mesela iki yüz bin lira.”
Nazır, zayıf vücudunun içinden bir başka adamın sesi çıkıyor gibi haykırdı:
“On yedi lira!”
Adnan’ın gözleri doldu. Maliye Nazırı müstakbel damadının bu rakik gözlerine sevindi. Heyecanı büsbütün arttı; onun da gözlerinde iki damla yaş titreyerek, “Bu felaketleri görmek için mi bu yaşa kadar yaşadım? Erzeli buna değer oğlum!” diyor, bir zamanki şilin mendifer dolandırıcısı Hirsch’in, bir zamanki devlet istikrazları hırsızı Mires’in dalaverelerini anlatıyor, kürküne yeni gömülür siliniyordu. Adnan Maliye Nazırı’nın göğsüne sokulmuş, başını omzuna koymak, ağlamak istiyordu. İkisi de iki çocuk kadar güzeldiler.