Müslümanları hayatın ve tarihin dışına iten en temel unsur olarak, taklitin tahkikin yerini almasını, duyguların düşünmenin, hissiyatın aklın önüne geçmesini zikreder.
Ehl-i dinin kadim problemidir söylem-eylem uyuşmazlığı. Açık toplum ister, kapalı cemaat yapıları kurar. Dışarıya karşı özgürlük talep eder, 'içerideki' özgürlük taliplerini kapı dışarı eder. Yönetim ve yargı mekanizmalarından gelen bir sansüre haklı olarak itiraz eder ama kendi içinde haksız olarak sansür uygular.
"Faşizm atılan ilk bombalarla başlamaz. Her gazetede hakkında bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar."