İnsan kendisinin sefaletini bir servetin ihtişamı yanında, bedbahtlığının hükmünü bir saadet nümayişi karşısında daha büyük bir acı ile anlar; bu bir saniye zarfında ta mukaddemesinden şu âna kadar ikisinin hayatını teşkil eden tezat silsilesi fikrinin içinden geçti.
Fakat her şey bitip de o tabutu kaldırmak, bu eve bir daha avdet etmemek üzere götürmek lazım geldiği zaman bu fecia bütün hakikatiyle gözlerinin önünde tecelli etti.