Sadece onurlu insanları anmak yeterli olmaz mı? Bu insanların azınlık olduğu doğrudur. Dahası, hep azınlık olarak kalacaklardır. Ama ben burada azınlığa katılmaya yönelik bir çağrı olduğunu anlıyorum. Çünkü dünya kötü bir durumda ve her birimiz elinden geleni yapmadığı sürece her şey daha da kötüye gidecek.
Bu nedenle uyanık olalım; iki anlamda uyanık olanım:
Auschwitz'den bu yana insana ne yapabileceğini biliyoruz.
Hiroşima'dan bu yana da neyin tehlikede olduğunu biliyoruz.
Ulusal sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı koruyarak millet ve memleketin gerçek mutluluk ve ilerlemesine çalışmak... Gelişigüzel uzun emeller peşinde milleti uğraştırmamak ve zarara sokmamak... Uygar dünyadan, uygarca ve insanca davranışlara ve karşılıklı dostluk beklemektir.
Yol ve yöntem şudur ki, genel durumu yönetip devam ettirme sorumluluğunu alanlar, en önemli hedefe ve en yakın tehlikeye, mümkün olduğun kadar yakın bulunur. Yeter ki bu yakınlık, genel durumu gözden uzak bırakacak derecede olmasın. Ankara bu koşulları kapsayan bir noktaydı. Herhalde cephelerle uğraşacağız diye Balıkesir'e, Nazilli'ye ya da Afyon'a gitmiyorduk. Fakat cephelere ve İstanbul'a demiryoluyla bağlı ve genel durumu yönetmek açısından Sivas'tan hiç farkı olmayan Ankara’ya gelecektik.