Günün birinde sürekli tartışıp birbirinize katlanamayacağınız, hayatın olağan akışında monotonlaşıp ayrılmanın eşiğine geleceğinizi bildiğiniz halde yine de bir ilişkiye başlar mısınız?
İnsanlara hem cenneti hem cehennemi yaşatan, ödül mü ceza mı olduğunu pek bilmediğimiz, bu yüzden de peşinden beyhude yere koşup durduğumuz bir tür salgın hastalık gibidir aşk. Hayatımızın bir evresinde muhakkak ona yakalanırız, üstelik doğru düzgün bir tedavisi olmadığını bile bile.
Ben artık kim olduğumu pek bilmiyorum, hayatta nerede olduğumu bilmiyorum, yaşımı bilmiyorum. Hep otuz yaşında olduğumu zannediyorum ve her şeyle alay ediyorum. Kocaman bir oyunun içine demirlemişim gibi geliyor, ciddi değilim, hiçbir şeyi ciddiye almıyorum. Aptalca şeyler yapmaya ve yazmaya devam ediyorum. Yolum çıkmaz sokakta bitiyor, hayatım çıkmaz sokakta son buluyor.