Sanki hafızası patlamıştı. Hatıralar fışkırıyordu. Onların akışına teslim oldu. Hiçbiri yaşanırken şimdiki kadar tesirli olmayan eski hayat anlarının bu dirilişinde hayatın kendisinden fazla bir canlılık vardı.
Çeşitli hatıralara bağlı , fakat birbiriyle ilişiği olmayan hayal unsurları teker teker ve yüksek bir yerden uçarak düşen kağıtların üzerindeki resimlerden alınan intibalar kadar silik , yarım bir süratle zihninde belirip kayboluyorlardı.
Yürekler vardır ki Devran elinden,
Onlara gam sunulduğunda,
İri güller gibi kan ağlayıp
Sessiz, dünyayı seyrederler…
Yürekler vardır ki onlar,
Kırgınlık ve yalnızlığı tadınca;
Sokak gösterilerinde yakılan,
Taşıt lastikleri gibi,
Alevli ve gösterişli yanarlar…
Yürekler vardır, gam denizi derinlerinde
Mürekkep balıklarıdır ki,
Onlara sitem eriştiğinde,
Deniz içine ağlarlar…
Laciverd ve dilsiz.