Marx, dine ‘halkın afyonu’ dediği noktada ideolojik bir motivasyonla hareket etmez. Marx’ın bu ifadesi, kelimenin tam anlamıyla ‘sosyolojik’ bir mahiyet taşır. Yaşanan hayatın acı, sefalet ve çaresizlikle karşı karşıya bıraktığı yoksul insanlara dayanma gücü veren bir ‘müsekkin’ olarak kavramaktadır. 1840’ların ortasında hızla ve kırıla kırıla değişen, ‘modernleşen’ Batı’da ‘dinin hali’ ortalama olarak buydu çünkü.