Bugün karbonatlı alkolsüz içkiler, Amerika Birlesik Devletleri'nde en yaygın tüketilen içeceklerdir, tüm sıvı tüketiminin yüzde 30'unu oluşturmaktadırlar ve Coca-Cola Company, bu tür ickilerin en büyük tedarikçisidir. Şirket, küresel olarak insanlığın aldığı toplam sıvının yüzde 3'ünü sağlıyor. Coca-Cola tartışmasız yirminci yüzyılın ve onun getirdigi her seyin ickisidir: Amerikanın yükselişi, komünizm karşısında kapitalizmin zaferi ve küreselleşmenin yükselişi. Bu karışımı ister onaylayın ister onaylamayın, fakat çekiciliğinin yaygınlığını inkar edemezsiniz.
Ulusal markalı firmaların, başka ülkelerdeki insanların kendileri hakkında ne düşündüğünden endişe etmeleri gerekmez; fakat küresel markalar etmek zorundadırlar.
Küreselleşme karşıtı eylemciler dünyanın tek süper gücü Amerika'nın askerlerle ve bombalarla değil, kültürü, şirketleri ve en başta Microsoft, McDonald's ve Coca-Cola olmak üzere markalarıyla dünyayı istila etme niyetinde olduğunu ileri sürüyorlar.
Yeni içkinin 29 Mayıs 1886'da Atlanta Journal' da çıkan ilk reklamı kısa ve amaca uygundu: "Coca-Cola. Hoş! Serinletici! Ferahlatıcı! Dinçleştirici! Harika koka bitkisi ile ünlü kola yemişlerinin özelliklerini barındıran yeni ve popüler sodalı içki."
Mayıs 1886'da Pemberton artık formülden memnundu; şimdi bir ada ihtiyacı vardı. Frank Robinson adlı iş arkadaşının önerisi; Coca-Cola oldu. Ad, doğrudan, içeceğin iki ana bileşeninden türetilmişti; Robinson'un daha sonra anlattığına göre, "iki C reklamda iyi görünür" diye düşünmüş. Coca-Cola'nin bu ilk sürümü az miktarda koka özü, dolayısıyla bir miktar kokain içermekteydi. (Kokain yirminci yüzyılın başında formülden tamamen çıkarıldı; fakat koka yapraklarından çıkarılan diğer özler bugüne kadar içkinin bir parçası olarak kalmaya devam etti.) Dahası, bahçesinde deney yapan bir amatörün tesadüfen bulduğu bir karışımın sonucu yaratılmadı, aksine, sahte ilaçlar yapan deneyimli birinin aylarca süren bilinçli ve sıkıntılı çalışmasının sonucuydu. Bunlar, Coca-Cola Company' nin bugün görmezlikten gelmeyi tercih ettiği gerçeklerdir.