"Onlar sana senin geleceğini veriyorlar ama senin geçmişinden endişe ettikleri yok. Son, korkunç bir geçmişin kalıtçısısın. Senin kalıtın, kendi ellerinin arasında çok büyük bir elmastır."
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Alıntı
Geçmişe kederlenmekten ve gelecek için endişe etmekten bıktım.
Kısaca "Sana ait olan seni bulur." Bulması dileğiyle..
Evrenin temelinde titreşim vardır. Atomlardan yıldızlara, düşüncelerden duygulara kadar her şey belirli bir frekansta var olur. Rezonans yasası bize, benzer frekansların birbirini çekme ve birbirleriyle uyumlanma eğiliminde olduğunu söyler. İnsan da yalnızca fiziksel bir varlık değil, düşünceleri, duyguları ve niyetleriyle sürekli bir enerji alanı oluşturan bir varlıktır. Korku, endişe ve eksiklik bilinci farklı bir frekans üretirken, güven, sevgi ve içsel denge bambaşka bir titreşim yaratır. Hayatımıza giren insanlar, deneyimler ve fırsatlar çoğu zaman bulunduğumuz bu titreşimsel alanla uyum içindedir. Bu nedenle sana ait olan şey, onu ne kadar zorladığınla değil, onunla ne kadar uyumlandığınla ilgilidir. Aynı frekansta titreşen iki enerji er ya da geç rezonansa girer. Aradaki mesafeler, zaman farkları ve belirsizlikler bu uyumu geciktirebilir, fakat ortadan kaldıramaz. ◦♡ Eğer sana aitse, sana ulaşmak için okyanusları, mesafeleri ve tüm şüpheleri aşacaktır.
Hayata Dair
Durumlarımızı gözlemlersek, olayların doğasını daha iyi anlama şansı elde ederiz. Örneğin “geç kalmak” denen olay bende kaygı yaratıyorsa, zekâ aslında dışarıda gerçekleşen bu olayın hangi içsel duruma karşılık geldiğini görebilmektir. Varlığımın bir parçası beni bu olaylara bağlar. Onları yaşamımdan silebilmemin tek yolu ise, “oluş”taki bir kusur ya da hastalık gibi işleyen endişe, korku ve kaygı gibi olumsuz iç koşulları fark edip dönüştürmektir.
Alıntı
Yüreğindeki yükü bırak. Ne kadar endişe edersen et, Sadece Allah’ın yazdığı kadarını yaşayacaksın…
Hayata Dair