Olumlu düşünün olumlu enerji olarak geri dönüş sağlayın
10/10
·217 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
Hayatinızda değişiklik istediğiniz, hayatınızda endişe ve sıkıntı yaşadığınız zamanlarda başucu kitabınız olmalı dediğim kitap. Hayatın zor evrelerinde düştüğünüzde kalkmanızı sağlayacak, sizi hayata ve en önemlisi başarıya ulaştıracak en ince ipucu ve taktiklerin olduğu en önemli yazarların sözleri ile motive olmaya teşvik edecek mükemmel bir eser. Mutlaka okumalı ve etrafınızdaki insanlara da okutmalısınız. Hayat düşünce ile başlar “ olumlu/pozitif düşünün olumlu/ pozitif enerji olarak size geri dönüş yapacaktır” diyen bir eser.
Kişisel gelişim insan ve toplum psikoloji
%100 Düşünce GücüJack Ensign Addington · Akaşa Yayınları · 19993,260 okunma
8/10
·142 syf.·
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Kitap genel olarak korku, kaygı ve anksiyetenin nedenleri üzerinde duruyor. Ancak kitapta kaygı ve anksiyeteyle nasıl başa çıkılacağına dair pratik öneriler ya da uygulanabilir yöntemler bulunmuyor. Büyük ölçüde Freud'un bu konulara ilişkin tezleri ele alınmış. Özellikle nedeni bilinmeyen ve kökeni bilinçdışında bulunan kaygıların ruhsal yaşam üzerindeki etkilerini açıklamaya çalışıyor. Freud'a göre nedeni bilinen korku ve kaygılar genellikle zararlı değildir. Karanlıktan korkmak, uçaktan çekinmek ya da belirli bir durum karşısında endişe duymak çoğu zaman geçicidir ve kendiliğinden azalabilir. Asıl sorun, kişinin nedenini açıklayamadığı kaygı ve korkulardır. Freud, bu tür duyguların kökeninin çoğu zaman bilinçdışında yattığını söylüyor. Bu nedenle bu tür anksiyetelerin psikolojik olarak ele alınması gerektiğini savunur. Yani kesinlikle tedavi şarttır. Ancak Freud'a göre tedavi yalnızca dışarıdan verilen bir yardım değildir, kişinin kendi bilinçdışı çatışmalarını fark etmesi ve onlarla yüzleşmesi gerekir. Terapinin görevi bu sürece rehberlik etmektir, çözümü gerçekleştirecek olan ise yine kişinin kendisidir. Hiç durmadan isteyen kendini kurtara­bilir." Kitabı genel olarak başarılı bulsam da anlatımı yer yer karmaşık geldi bana. Aynı fikirlerin farklı bölümlerde tekrar edilmesi ve Freud'un kavramlarının ayrıntılı biçimde ele alınması okumayı zaman zaman zorlaştırıyor. Buna rağmen anksiyete, korku ve kaygı konularına psikanalitik açıdan yaklaşmak isteyenler için önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu duyguların bilinçdışı kökenleriyle ilgilenen okurlar kitapta dikkat çekici ve düşündürücü fikirler bulabilirler.
Anksiyete ve KaygıAndre Le Gall · Dost Kitabevi · 201669 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:45
Kitabı okurken bence her okuyucu, günümüz dünyasının buradaki dünyaya evrildiği inancıyla okumuştur ya da o tadı damağında almıştır. Bir noktadan sonra bu gerçekçilik korkutucu bir hal alıyor olsa da maalesef ki aklımızın bir köşesini kavuruyor. Çoğu karamsar distopik ve apokaliptik kurgularda içinizi saran o korku, gerilim ve işin içinden çıkılmayacak bir hal alan endişe hali bu kısacık kitapta da oldukça fazla var. Abisini bulmak için çıktığı bu cesur, karanlık yolda; karakterimizin her geçen gün bizi Son Şeyler Ülkesi'ndeki korkunç yaşam koşullarına (yaşamak denirse) biraz daha yaklaştırdığına tanık oluyorsunuz. Hayatta kalma mücadelesi o denli acımasız ve şok edici ki tüyleriniz diken diken, aklınız patlayacak bir saatli bomba gibi olacak. Meraklı okumalar dilerim.
1000Kitap
Son Şeyler ÜlkesindePaul Auster · Can Yayınları · 20131,223 okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:27
Turgut Özben'in kaybıyla yolumuza başladık... ya da kaybettik mi demeliyim? Kitap, daha ilk sayfalarda okuyucuyu bir belirsizliğin içine itiyor. Turgut Özben'in üç yıldan beri 'kayıp' olduğu bilgisi, aslında sadece fiziksel bir kayboluşu değil; bir insanın kurulu düzeninden, kimliğinden ve toplumsal rollerinden kopuşunu temsil ediyor. Bir insan neden tüm izlerini silip gitmek ister?.. Belki de 'tutunmak' o kadar ağır gelmiştir ki, kaybolmak tek kurtuluştur... Sayfa 29 (Alıntı): Havaya kaldırdığı Selim'i duvara sürüklendi. Siyah saçlarından yakalayarak başını duvara dayar: "Dökülmeyen saçlarından asacağım seni." diye bağırırdı. "Erkeğin kılları göğsündedir, oğlum Selim." Hemen gömleğini çıkarır ve boynuna kadar bütün gövdesini kaplayan kıllarını gösterirdi Selim'e. "İğrençsin Turgut. Sen onları, üniversite kantinindeki kızlara göster. Kapat şu ormanı." Bir erkeğin yanında soyunmasından sıkılırdı Selim. "Beni, aşağılara çekiyorsun Turgut. Senden kurtulmalıyım." Turgut, pantolonunu da çıkarır, kollarını açarak bağırırdı. "Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların; ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzanı! yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!" "Bağırma, anladık. Benim vicdan azabım bu kadar kıllı olamaz. Ruhbilimci Tarzan, lütfen giyin."[Bu sahnede sinirlenmem gerekiyordu ama kahkaha attım. Aklıma bir anda televizyon ekranında beliren Yaprak Dökümü (Orman Tarzanı) Tahsin'in duş alma sahnesi geldi.] Sayfa 33-34-35: Turgut'un Rüyası üzerine 1) Aslında Selim’i değil, kendi kibrini gömüyor. Selim’in ölümü bir mikrop gibi Turgut’un zihnine giriyor ve onun o 'mühendis titizliğiyle' kurduğu düzenli hayatını çürütmeye başlıyor. 2) Cenaze töreni, toplumun her şeyi nasıl bir 'tiyatroya' çevirdiğini
2024 Okuma Raporları
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 22:38
Herkese merhabaa! :) #UmutSerisi’nin tam beş yıldır beklediğim beşinci kitabı Güz GözleriGüz Gözleri ile geldim bugün… Serinin ikinci kitabı Asi ve MaviAsi ve Mavi Günnur’unun öyle bir kız kardeşi vardı ki… Zavallı Günnur’un tüm hayatını altüst etmiş, bunu yaparken kendi hayatını daha da beter hâle getirmişti. Aradan yıllar geçiyor ve bu kitapta o kız kardeşin, yani Selnur’un bambaşka bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Geçmişte yaptığı her şeyden hâlâ büyük bir pişmanlık duyarak kendini suçlamaya devam eden, hayatın sillesini yemiş ve çektiği acılarla olgunlaşmış; Rabb’ine yönelip tüm hatalarına bedel olacağını düşünerek yalnızlığı seçmiş bir kadındır o artık. Tek gayesi ise eğitim verdiği öğrencilerinin kendisi gibi büyük hatalara düşmelerine engel olmaktır. Onları korumak için başı sürekli belaya girse de, sık sık nezarethaneye düşse de bu gayesinden vazgeçmez. Mehmet komiser ise sürekli nezarethaneye düşen, kafasının dikine giden ve kimseye eyvallahı olmayan bu genç kadın için endişe duymadan edemiyordur. Bir yanı onunla evlenip onu tüm pisliklerden korumayı deli gibi isterken diğer yanı yıllar önce ölen karısına karşı büyük bir suçluluk hissediyordur. Fakat, Selnur’un geçmişinden çıkagelen kirli yüzler işin içine girince daha fazla dayanmaz ve onu evliliğe ikna eder. Suçluluk hissini bastırmak için ise kendine ve genç kadına bunun yalnızca bir mantık evliliği olduğunu söyler. Selnur’a olan hislerini kabullenmeye hazır olduğundaysa hiç beklemediği bir şey olur ve öldü sandığı eski karısı geri döner. Selnur’un kendini sürekli suçlu hissetmesi, toplum baskısı, o çirkin yaftalamalar ve en çok da Mehmet’in deli eden dengesiz ve hadsiz tavırlarıyla, kitabın yaklaşık ilk yüz sayfası fazlasıyla sinir bozucuydu. Yazarı bilmesem, güvenmesem o dakikada okumayı bırakırdım. Ama iyi ki yazara güvenmeyi
1000Kitap
Güz GözleriŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 115. kitabı
Bu kitapta kendimi ne kadar acımasızca eleştirdiğimi ve kendime hiç şefkat göstermediğimi fark ettim. Oysa insan kendine de başkalarına gösterdiği şefkati göstermelidir. Kitaptan alıntılar: "Öz şefkat, kişinin kendisi için sağlık ve esenlik istemesidir ve kişiyi pasiflikten ziyade, proaktif davranışla durumunu daha iyi hale getirmeye götürür. Ayrıca öz şefkat, benim sorunlarımın sizinkinden daha önemli olduğunu düşündüğüm anlamına gelmez; bu sadece benim sorunlarımın da önemli ve ilgilenilmeye değer olduğunu düşündüğüm anlamına gelir." "Her zaman yüksek bir öz güvene sahip olamazsınız, hayatınız kusurlu ve mükemmellikten uzak olmaya devam edecektir. İyi ve kötü zamanlarda, ister çok mutlu olduğunuzda, ister diğerlerine göre daha kötü bir durumda olduğunuzda, öz şefkat size devam etmeniz ve daha iyi bir yerde olmanız için yardımcı olacaktır. Ömür boyu süren öz eleştiri alışkanlığını kırmak için çalışmak gerekir, ancak nihayetinde sizden sadece rahatlamanız, yaşamın olduğu gibi olmasına izin vermeniz ve kalbinizi kendinize açmanız istenir. Bu, düşündüğünüzden daha kolaydır ve hayatınızı değiştirebilir." "Küçümsemek yerine kendimizle nazik bir ilişki kurmak pek çok açıdan fayda sağlar. Doğuştan gelen kişiliğimiz, vücut tipimiz, sağlığımız, duruma bağlı olarak iyi ya da kötü olan talihimiz gibi özellikler üzerinde pek de kontrole sahip değilizdir. Ancak daha az acı çekmek adına yapabileceğimiz şey, sınırlarımızla yüzleşirken kendimize karşı nazik olmaktan vazgeçmemektir." "Duygusal ıstırabımız işlerin olduğundan farklı olması arzumuzdan kaynaklanır. Şu anda ne olduğu gerçeğine ne kadar direnirsek, o kadar acı çekeriz. Acı, gaz halindeki bir madde gibidir. Onun orada özgürce olmasına izin verirseniz, sonunda kendi kendine dağılacaktır. Fakat acıya karşı savaşır ve
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021445 okunma