"Benimle gelecek misin Landfill? Lütfen?"
Landfill kollarını birleştirdi.
"Benim için değil, kendin için yapar mısın bunu?"
"Kendim için mi?"
"Evet. Biri sana dışarının tehlikeli olduğunu söylemiş. Ben de sana güvenli olduğunu söylüyorum. Neden birine inanıyorsun da diğerine inanmıyorsun? İkisi arasında nasıl seçim yapıyorsun? İki kişi sana farklı şeyler söylüyorsa gerçeği kendin keşfetmelisin. Kendi kararını kendin ver."
"Gerçeği gördüm. Bana saldırdıklarını söyledim sana, unuttun mu?"
"Orada ne olduysa bu bir istisna olmalı." Hızla içini çekti. "Evet, bazen insanlar saldırıya uğrar. Bazen birbirlerine kötü şeyler yaparlar. Ama sana saldıran her kimse o tek bir kişi. Herkesi ona göre yargılayamazsın. İnsanlara biraz şans verirsen birçoğunun iyi olduğunu görürsün. İnan bana, onların ne kadar kötü olabileceğini çok iyi bilirim. Ama biri kötü şeyler yaparken bir başkası iyi şeyler yapabilir."
Landfill alaycı bir tavırla konuştu. "İyi şeyler mi? Hangi iyi şeyler?"
Dawn başını heyecanla salladı. "Örneğin... Yardımseverlik! İnsan hakları! İtfaiyeciler, hemşireler, ilaçları bulan insanl-"
"Saçmalık!"
Dawn devam etti. "Hatta küçük şeyler. Birinin, ihtiyacın olduğunda sen istemeden sana sarılması gibi. Ya da sevgilin seni terk ettiğinde birinin gülmekten altına yapmana neden olacak kadar komik şakalar yapması. Gerçekten küçük şeyler. Ama biliyor musun... Bunlar ne kadar küçük olursa olsunlar kötü şeylerden çok daha değerli. Bunlar büyük küçük şeyler. Kocaman şeyler!"
Çocuğun annesini en başından beri düşünmeden duramıyorum. Ne yapıp edip buradan kurtulmalı. Kurtulmalı diyorum çünkü çocuk kendini bildi bileli burada yaşıyor. En az 3 yılı vardır... Bu sürede birileri bulamadıysa ölmüş olacağını düşünüyor olabilirler... (Boşanma sırasında veya sonrasında çocuğunu kaçıran, baba demeye bin şahit isteyen, erkeklere benziyor Babagoo.)