"Hayır, oğlum. O gün Çukur'da seni bulmadan önce çöplerin arasında kendime bir mezar kazmıştım. Uzun zaman önce, insanlara sırtımı dönmüştüm. Hem de beni önemseyen ve bana yardım etmek isteyen insanlara. Sonunda onlar da vazgeçip benden uzaklaştılar. Geri dönmek için çok geçti. Yorulmuş, pes etmiştim. Bir çukur kazıp içinde ölmeye karar verdim. Ama sonra seni buldum Landfill ve belki hayattaki kez daha şans–"
"Mezarı boş bıraktım Landfill. O gün ben senin hayatını kurtarmadım, sen benim hayatımı kurtardın."
"Uydurduğun başka hikâyeler de var mı? Kaç tane daha yalan söyledin? Ya da söylediklerin arasında doğru olan bir şey var mı? Karşıma geçip korkudan ve anlaşılmaz şeylerden bahsedeceksin? Dışarı'da olduğunu söylediğin çürümüşlük, nefret ve yalanlar aslında İçeri'de miydi?"
"Seni öldürmeye çalışmadım, aptal. Sadece korkutmak istedim. Çok yükseğe çıkmıştın, unuttun mu? Bazı kuralları ciddiye almayacağını görünce bir oyun hazırlayıp sana bir ders vermek istedim. Senin iyiliğin için! Korkuna kulak asmıyordun."