"Zor bir şey bu, değil mi? Kimliğiniz yüzünden sürekli olarak nasıl algılanacağınızdan endişe duymak, kendiniz olduğunuzda kabul görüp görmeyeceğinizi hep merak etmek?"
"Çünkü gelecekte yaşanacaklar şu andakinden farksız olacaktır, doğaları mevcut düzenden uzaklaşamayacaktır. Dolayısıyla insan yaşamını kırk ya da on bin yıl da soruştursan fark etmez, hepsi aynıdır. Daha fazla ne görebilirsin ki?"
Ey insan sana küstüm, çünkü sen beni Birazdan kurşuna dizilecek bir mahkum gibi
Bıraktın ve gittin endişe limanında.
Ama sorarım, mesela Samatya'da
Kimin bahçesi daha büyük
Ölümden ...
acı yok, intizar yok eskide kaldı hasret
ömrünü tamamladı endişe, korku, hayret
buz ve köz tarih oldu; geçti zaman ve mekan
zaman biziz, mekan biz; imkansıza yok imkan
ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında
otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında
içim sensin bu ilde, dışım sensin rüveyda
rüveyda, ben sendeyim; sen bendesin rüveyda