Sözde hikmet çoktur. Birincisi, kimden geliyorsa onun kalbinin kisvesini taşır. Ne ki nefsine ağır geliyor, onu yap. Kaldırdığın ağırlık miktarınca sana ferah erecektir. Kederle dolusun. Merak ve endişe içindesin. Demek ki hakikati göremiyorsun. Karamsarlığın kaynağı ışıktan uzak durmaktır. Gayret atına bin, himmet dile ve ümîd et. Bidayeti parlak olanın nihayeti de parlaktır.
Gönül eri garîb olmaz.
Pavese'nin tedirginliğini, onun yaşamından, yazdıklarından, roman kahramanlarından Tezer Özlü'ye bulaşan huzursuzluğu hatırlayabiliriz. Bu, öyle bir endişe-kaygı-tedirginlik-huzursuzluktur ki temelinde herhangi bir şeyden ya da durumdan kaynaklanan somut bir korkuyu içermez. Bahsedilebilecek olan bir his, korku hissi durumudur ve buna neden olan da hiçliktir.
Her sonbaharda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbiri ardına toprağa yatarak son bulacaklar. Değişmez bir kanun... Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erişilecek başka ne var? Hayat yalan... Ölüm hakikat...