Çoğunlukla yerel üretilen ve tüketilen biradan ve genellikle özgül bir bölge içinde üretilen ve ticareti yapilan şaraptan farklı olarak rom; dünyanın çeşitli yerlerinden gelen malzemenin, insanların ve teknolojilerin buluşmasının bir sonucu ve birkaç ilginç tarihsel gücün ürünüydü. Polinezya kaynaklı olan şekeri Araplar Avrupa' ya sokmuştu, Kolomb Amerika' ya götürmüştü ve Afrikalı köleler tarafından yetiştirilmekteydi. Şekerin posasından damıtılan rom, Yeni Dünya' da hem Avrupalı sömürgeciler hem de onların köleleri tarafindan tüketilmekteydi.
Varlığını, Keşifler Çağının korsanlığına borçlu olan bir içkiydi; fakat Avrupalıların uzun süre bilerek görmezlikten geldiği köle ticaretinin zalimliği olmadan varlığını sürdüremezdi.
Rom, birinci küreselleşme döneminin zaferinin ve baskıcılığının sıvı cisimleşmesiydi.
Aynı şekilde bugünkü "alkol" sözcüğü de, Arap simyacıların laboratuvarlarında damıtılan alkollü içkilerin kökenini aydınlatır. Sözcük, gözkapaklarını boyamak ya da gölgelendirmek için kozmetik olarak kullanılan arıtılmış siyah antimon tozuna verilen ad olan "al-koh'l" den gelir.
Alkolün içildigi her yerde şarap en uygar ve kültürlü içki sayılır. İslam ülkeleri hariç, devlet yemeklerinde ve siyasal zirvelerde bira degil, şarap ikram edilir. -şarabın statü, iktidar ve servetle bütünleştirilmesinin bir örneği-
Bugün dünyanın önde gelen şarap üreticileri Fransa, italya ve Ispanya’dır ve Lüxemburg, Fransa ve Italya halkı önde gelen şarap tüketicisidir; yılda kişi başına ortalama 55 litre şarap tüketirler. Günümüzde biranın en fazla tüketildiği ülkeler ise Romalıların barbar dedikleri topraklardır: Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, ingiltere ve Irlanda.