Fatih Akçınar

Fatih Akçınar
@Fatih_Fth
Artık çok iyi öğrendiğim tek bir şey biliyordum: Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu. Onun gerçekten var olup olmadığı, yaşayıp yaşamadığı önemini bir ölçüde yitiriyordu.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sevgiye Dair
İnsanın kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir. Elinde hiçbir şeyi kalmamış bir insanın dahi, kısacık bir an için bile olsa, sevdiğine ilişkin düsüncelerden nasıl mutluluk duyabileceğini anladım.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Zengin bir entellektüel yaşamın önemi
Toplama kampında, yasantının tüm fiziksel ve zihinsel ilkelliğine rağmen ruhsal yaşamın derinleşmesi mümkündü. Zengin bir entelektüel yaşama alışmış olan duyarlı kişiler daha fazla etkilenseler de (çoğunlukla daha hassas yapıda olurlar) iç benlikleri daha az hasara uğrar. Kendilerini çevreleyen korkunçluklardan, iç zenginliklerine ve ruhsal özgürlüklerine sığınarak korunabiliyorlardı. Daha kuvvetsiz görünen bazı tutsakların, sağlam yapılı olanlardan daha iyi dayanabilmesine yönelik çeliskiyi açıklamanın tek yolu budur.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
Kampta geçen yirmi dört saatin en berbat anları, henüz geceyken keskin düdük seslerinin bizi yorgun uykularımız ve rüyalarımızda kavuştuğumuz özlemlerimizden acımasızca uyandırdığı dakikalardı. Bundan sonra ıslak ayakkabılarımıza ödemden şişmiş ayaklarmızı sığdırmak için uğraşmaya başlardık. Bağcıklar yerine kullanılan tellerin zorluğu gibi küçük sorunlar üzerine homurtular ve mizirdanmalar duyulurdu. Bir sabah çok cesur ve onurlu olduğunu bildiğim birinin çocuk gibi ağladığını duydum çünkü ayakkabıları artık çok çektiği için ayaklarına olmamıştı ve kara çıplak ayakla gidecekti. Bu kasvetli anlarda biraz rahatlamak için cebimden çıkardığım bir ekmek kirintisini büyük bir keyifle yerdim.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Alıntı
Derilerimizin altındaki son yağ tabakaları da eridiğinde, deri ve paçavraların altına saklanmış iskeletlere benzedik. Bedenlerimizin kendi kendini nasıl tükettigini gözlemleyebiliyorduk. Organizma kendi proteinini sindiriyor ve kaslar yok oluyordu. Artık bedenin hiçbir direnci kalmamıştı.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı