İnsan kendi hislerinden şüphe duymaya başladığında yargılarına nasıl güvenebilir? Ya da duygularına? Düşünme becerisine? Çocuk kendi kendini yönetebilmek için büyüklerine ihtiyaç duyar. Duyguları bastırılır, düşünceleri değersiz görülürse başkalarının ondan daha iyi bildiğini düşünmeye başlar. Boyun eğmeye, başkalarının onun olmalarını istedikleri kişi olmaya hazır hale gelir. Öyleyse çocukları boyun eğdirmeye bu düşkünlüğümüz neden?
Kürk Mantolu Madonna’dan geriye Raif Efendi’nin yalnızlığı ve kimsesizliği kaldı bende. Sabahattin Ali kırık bir aşk hikâyesi aracılığı ile bir toplum eleştirisi yapmış aslında.
İnsan düşünüyor acaba çevresindeki insanların Raif Efendiyi hor görmesinin, yok saymasının sebebi hiçbir zaman kendi içini açmaması mı?
Peki, bir insana saygı duymak için illaki onu tanımamız mı gerekir? İlla ki o insanın kendimizce saygı gösterilmesi gereken niteliklerini gözümüze sokması mı gerekir? Neden insan olması yeterli değil bizim için?