Bu dünyada hiçbirimiz gözyaşlarımızdan utanmamalıyız; çünkü katı kalplerimizi çölleştiren kumların üzerine dökülen yağmur gibidir gözlerimizin yaşı. Bu kadarcık ağlamak bile beni daha iyi bir insan yapmıştı... kendi nankörlüğümün daha çok farkındaydım, daha pişman, daha yumuşaktım şimdi.
"Bunu biliyorum, hiç kimse her şeye sahip olamaz. Biz mülteciler bunu herkesten iyi biliriz. Her zaman iki yere birden basar ayağın. Asla tam anlamıyla mutlu olmazsın, çünkü bir ülkeden ayrıldığın andan başlayarak iki kişi olursun, her neredeysen bir yarın öbür yarını çağırır hep. Ödediğimiz bedel bu Louisa. Edindiğimiz kimliklerin bedeli bu."
İnsan kendi hislerinden şüphe duymaya başladığında yargılarına nasıl güvenebilir? Ya da duygularına? Düşünme becerisine? Çocuk kendi kendini yönetebilmek için büyüklerine ihtiyaç duyar. Duyguları bastırılır, düşünceleri değersiz görülürse başkalarının ondan daha iyi bildiğini düşünmeye başlar. Boyun eğmeye, başkalarının onun olmalarını istedikleri kişi olmaya hazır hale gelir. Öyleyse çocukları boyun eğdirmeye bu düşkünlüğümüz neden?