Tüm dünyayı sessize almanın bir yoluydu okumak.. Şimdi seksen yaşında bir dedenin kendi el yazısıyla yazdığı kitapları düzenliyorum. Şükür ki meşgalem yazı şükür ki işimiz alem...
Ne güldüm, ne güldüm; elimi dizime vurarak deliler gibi güldüm. Boğazımdansa tek ses çıkmıyordu; dilsiz ve bitkindi benim kahkaham; ağlamak özlemini taşıyordu.
Uzun saatler boyunca yayan ve vasıtalarla gezmişti şehri, kimse dokunmamıştı ona, kimse bir şey sormamıştı. Ortak yaşam etrafında çer-çöp gibi savrulurken Moskova insanları bağlayan hiçbir şey olmadığını ve aralarındaki boşlukta hayretin durduğunu düşünmüştü.