Fatma Toksoy

Niye tutunduğumuzu bilmediğimiz ve ne zaman tutunmaktan vazgeçeceğimize kendimizin karar veremeyeceği hayat-....
Sayfa 12·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
nasil da doğru bir tespit
Yaşadığımız hayatta insanlar kendilerini yeterince değerli hissetmiyor. Bunda atalarımızdan gelen yazılımların, ülkelerin çocuk yetiştirme kültürlerinin ve sosyoekonomik yapılarının hatta devletlerin eğitim politikalarının etkisinin olduğuna inanıyorum.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
İlkel atalarımızın iskeletleri, milyonlarca yıl boyunca dört ayağı üstünde yürüyen ve görece küçük kafası olan bir canlıdan evrilmiştir. Dik bir pozisyona geçmek büyük bir zorluktu, özellikle de iskeletin çok geniş bir kafayı desteklemesi gerektiğinde. İnsanlık geniş görüş açısının ve becerikli ellerinin bedelini sırt ağrıları ve boyun tutulmalarıyla ödedi. Kadınlar daha da fazlasını ödemek zorunda kaldı. Dik bir duruş daha dar kalçalar demekti ve bu da doğum kanalını daraltıyordu, üstelik aynı anda bebeklerin de beyni giderek büyüyordu. Doğumda ölüm, dişi insanlar için ciddi bir sorun haline geldi. Bebeklerinin kafası ve beyni daha küçük olduğundan, erken doğum yapan kadınlar daha çok hayatta kaldılar ve daha çok çocuk sahibi oldular; doğal seçilim bu şekilde erken doğumlara hayatta kalma şansı verdi. Elbette böylelikle diğer hayvanlara kıyasla insanlar, pek çok hayati öneme sahip sistemleri henüz tam olarak gelişmemişken erken doğar hâle geldiler. Bir tay doğumdan kısa süre sonra yürüyebilir, bir yavru kedi birkaç haftalıkken annesi yiyecek arayışı sırasında onu yalnız bırakabilir. İnsan bebekleriyse yıllar boyunca yardım, bakım, koruma ve eğitim için büyüklere muhtaçtır.
Tüm maymunlar sosyal ilişkilerle yakından ilgilidir, ancak etkin bir biçimde dedikodu yapamazlar
Ne var ki sürekli bilgisizliğimiz işaretlere , uyarılara ve -varoluşun trafik lambalarına- sorumsuzca uymamamız nedeniyle bunu çabucak tüketir , boşa harcarız; buna rağmen de kendimizi zayıf , her tehlikeye açık ve kaderin elindeki bir oyuncak sayarız...
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı