Kitap bitmesin diye azar azar okudum; çünkü Büyü Dükkanı serisinin son kitabıydı. Sonra tekrar elime aldığımda, o azar azar okuduğum yerleri yeniden okudum; üzerine de birkaç sayfa ekledim. Çünkü bazı kitaplara bağlanırız ve onlardan kopmak istemeyiz. Şayet iyi bir okuyucuysanız, bu kitaptan kopmak size acı verecektir.
Keşke kitabın zihnimde yarattığı o rahatlama hissinin görüntüsünü buraya ekleyebilseydim; o satıcının yanında oturduğum ve onunla konuştuğum anların fotoğrafını paylaşabilseydim. Ancak ne yazık ki bunları sizin de yaşamanız için kitabı okumanız gerek.
Her diyalogu, binlerce kitabı cebinden çıkaracak nitelikte olan bir seri; muhakkak okunmalı.
Çok doğru. Kendimizde olana şaşırmak sınırlarımıza çarpmaktır. İçimizdeki ilkel, çılgın, tutkulu, hırslı, yıkıcı, soytarı, şeytani, düzenbaz, zavallı, muhtaç veya ahlaktan yoksun taraflarımızla bu sayede karşılaşırız. Zannettiğimiz kadar normal ve ölçülere uygun olmadığımızı bu sayede öğreniriz. Rüyalar, kurgular, fanteziler, kaçamaklar... Bütün bunlar kendimizi parça parça tanımamızı, bilmemizi ya da sezmemizi sağlar. Bazen de gerçek hayatta bilmediğimiz bir yanımızla aniden çarpışarak karşılaşırız. Canımız yansa da yapacak bir şey yoktur. Oradadır ve karşımıza çıkmıştır. Şaşıra şaşıra kendini tanımak ilkel doğasından kurtulduğunu sanan insanın yazgısıdır. Hayvanlarda böyle bir şey yoktur, onlar doğalarından uzaklaşamadıkları için kendilerine şaşırmazlar ve değişmeye de çalışmazlar.
Öyle çok uzunca yazmayacağım; çünkü kitap 153 sayfa olsa da her sayfası insan ömrünün bir gününe bedel sayılır. Dolayısıyla her cümlesinde, her anında kendinizi bulmanız olasıdır. Ancak bu kitaptan salt bir okuma ile verim alabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü ben bu kitabı okurken hayatımı ikinci defa yaşadım; her satırı üç defa okudum ve dolayısıyla hayatımı üç defa tekrar ettim. Şükürsüzlüklerimi, hayata olan bakış açımı, kendimi değerlendirme biçimimi… Her şeyi bana yeniden gösterdi. “Bu kitap sende ne bıraktı?” derseniz, şu çarpıcı ifadeyi söyleyebilirim: Her anımı sanki ikinci yaşayışımmış gibi ele alıp bir saniyemi bile heba etmemeye gayret edeceğim. Şunu da eklemek isterim: Bir Müslüman, bu kitaptan vahyin kokusunu muhakkak alacaktır; tabii altyapısı buna müsaade ederse.