Fatma Yarar

Fatma Yarar
@Fatmaaa_y
Nietzsche’ist

Fatma Yarar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2025 23. kitabı
William Shakespeare
8.2/10 · 26,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Küçük damlacıklar tenine değdiğinde bilirsin, tatlı bir yağmur öpmüştür seni. İnce bir rüzgarın kokladığı bir eylül sabahında doğar güneş, yeni bir can gibi. Seni düşünürüm yine, yine seni düşünürüm, ve seni… yine düşünürüm. Ve hatırlarım… Eylül, en sevdiğim aydır. Kırar boynunu ağaçlar, yalvarırcasına toprağa: “Daha sık tut köklerimi…” Yapraklar henüz yeşil, sapasağlam dalına tutuklu. Seni düşünürüm. Sonbaharı düşünürüm Ve hatırlarım… Eylül, en sevdiğim aydır. Pencereden bakışsak hava durumuyla, hafif kabarmış denize karşı yakamoz vursa… Gün batarken sevsem seni, severek baksam gün batımına, baksam sana, gün batana dek. Düşünsem seni… sana karşı… Ve hatırlat bana lütfen: Eylül, en sevdiğim aydır.
1000Kitap
bir gün buradan gideceğim cebimde hiç param olmayacak aklımda kimse olmayacak ama kalbimde bir aşkla gideceğim… sessiz değil büyük bir gürültüyle yüreğimde seninle o gün saçlarım uzun olmayacak kısacık kestireceğim üstümde yük olmadan hafif ama dolu gideceğim bir gün cebimde toprağına ait bir taşla gideceğim senin kalbini hatırlatan perdem tüm güneşi kapatacak geceler usulca çökecek ve zaman silecek izini öylesine bir günde gideceğim kara gök
Edebiyat
Ataerkil bir akşam yemeğinde Çiğnenmiştir en has kuralları bu sofranın. Ne oldu o derin konuşmalar? Kırık cam parçası kesti bilekleri, düğümlerken lokmalar boğazı. Kan kusan avuca dolar cam parçaları; çığlık koparıp hoyratça haykırır ve inler en yaşlısı sofranın. Ah, ne oldu bizim yara izi bol dudaklarımızın, bal damlayan sözlerine? Büyümüş gözbebekleri, en şaşalı avizenin altında; şakayık kokulu mum yumuşatır havayı. Balkabaklı, ananaslı ana yemek… Karnının şişi inecek, iki damla limon ekleyince. Ve ataerkil bir bağırış susturuverir, ağzında kan da olsa, en hokkalı sözleri biriktirince içinde.
1000Kitap
Otlar yeşeriyor yerde, Gökte unutulmuş uçurtmayım. Öbek öbek sözcükler diziliyor, Kelimelere asıldım, salıncağım kırık. Metruk bir binada, bir şiltenin üzerinde, Vücut sıcaklığım, karakışın sabah dördü. Düşüncemde sen, düşlediğim bir yaz günü. Kayboldum hissediyorum… Burası neresi bilmiyorum. Söyle Tanrım, ben neredeyim? Anlam bütünlüğü yitmiş büsbütün, Baktığım her yer karanlık odalar. Aradığım şeyi hatırlamıyorum, Zihnim benimle oyunlar oynuyor. Bir ayna olsa, görsem bu konuşan kim? Ben miyim bu hareket eden? Yoksa sayıkladığım bir rüyada mıyım? Bir sıvı gibi akıyorum. Ve hatırlamıyorum… Söyle Tanrım, ben neyim?
1000Kitap