Bilmeyişimle şaşırdım. Şaşkınlığım,bana ne olduğunu anlayamamaktan ziyade bu oluşun nasıl olup da bana, benim kalbimin içine sığdırıldığımı anlayamamaktan kaynaklandı. Fakat hayatta başıma gelebilecek en güzel şeydi. Onun gelişinden evvel ne varsa hepsi hükmünü yitirdi, kendi geçmişimi yeniden kovdum. Onunla yorumladım ondan evvel yaşadığım her şeyi. Onsuz bir geçmişim sanki hiç yoktu.
Bana artık öyle geliyordu ki, bir gün, hasretini uzaktan çekmeyi, kendisini senelerce görmeyip de günlerden sonra bir gün görmeyi özlediğim bu şehri terk etsem, senelerden sonra döndüğüm zaman onu gene orada bir kubbenin, bir servinin gölgesinde bulacağım sanırdım.