Çocukların ihtiyaçları var ve o ihtiyaçları karşılayacak bir ortam yaratma görevi biz yetişkinlere düşüyor. Serbesçe oyun oynamalarına izin vermiyoruz. Ekranlar yoluyla etkileşime girmek dışında yapacak pek bir şeyin olmadığı evlere kapatıyoruz onları. Eğitim sistemimiz de onları köreltiyor ve sıkıyor. Çocukları enerji çöküşkeri yaratan, içerdiği uyuşturucu benzeri katkı maddeleriyle hiperaktifleştiren, ihtiyaç duydukları besin maddelerini içermeyen gıdalarla besliyoruz. Beyni bozan kimyasallara maruz bırakıyoruz onları. Sonuçta dikkat göstermeyi öğrenmekte zorlanmaları onların kusuru değil. Onlar için inşa ettiğimiz dünyanın kusuru" diyor Hari. Üstüne birçok şey daha söylüyor. Hava kirliliğinden, yaşadığımız yoğun stresten, internet bağımlılığımızdan da söz ediyor.
Kesinlikle okunması gereken faydalı bir kitap.