Iç tanıklığa önem veren kültürde bireyler, "Ben varim!" duygusu içerisinde sorar; "Ben ne düsünüyor, ne hissediyorum?" Akabinde ona göre "yanlis" ve "dogru" ya karar verir. Iste o zaman gözlemleyen bilinç içe döner ve vicdana, degerlere odaklanarak degerlendirmeye baslar. Sorar:
"Böyle bir seçim yapiyorum ama bu gerçekten kendi seçimim mi? Ben burada tam anlamiyla kendim miyim? Bu seçimle ilgili aynada kendi yüzüme gönül rahathigiyla bakabilecek miyim?"
Bir insanin hayatindaki
en önemli iliski, kendisi ile olan iliskidir. Yerçekimi gibi degismez bir gerçek bu. Kisi, hayatindaki en önemli kisinin kendisi, en önemli tanikligin da kendi tamkligi oldugunu fark edemezse hiçbir zaman hayatla iliskisini dogru kuramaz. Kendini gerçeklestiremez. Daha önce bahsettigimiz o savasçinin yoluna giremez.