"Oysa zaman belki bir ömür boyu süren bir tek andır. Yalnız ve tek başınadır. İnsansa, orada, acı duyan, kuşkulu, beceriksiz, gene de içinde yitmeyen bir güven taşıyan bir yaratıktır.
O tek anın cılız zarları arasında dövüşünü sürdürmektedir. "
"Evet yapayalnızdı. Konuşacağı, dayanacağı, birlikte güleceği kimse yoktu, kalmamıştı.
Öyle bir şeydi ki bu, insanı hem bedbaht yapabilir, hem mutlu kılabilirdi. "
Kadın kimdir? Toplumların kadına bakış açıları nelerdir? Peki ya siz kadınsız bir dünya ister miydiniz?
Amin maalouf bu kitabında kadınsız bir dünyanın distopyasını kuruyor. Erkeği yücelten ve kadını değersizleştiren bir dünyada toplumların istediği oluyor ve herkes erkek evlatla şereflenmeye başlıyor!
Modernleşmeyle kadına karşı ayrımcılığın, şiddetin, tacizin azalacağı umut edilirken tam tersine artmış olduğunu görüyoruz. Çünkü teknolojinin gelişmesini ilerleme sayıyoruz. Maddi imkanların ilerlemesine oranan zihinlerimiz, ruhlarımız, manevi dünyamız cılız kalıyor.Ve bu yanlızca geri kalmış zihniyetlerin bu maddi olanakları da kullanarak daha çok yıkım ve acıya yol açmasına neden oluyor.
İnce mesajlar barındıran ve düşündürücü bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.