Fatmanur

Düşünen Şehir Dergisi | Sayı:18
İnsan, her geçen gün kuşların sesine, yaprakların hışırtısına, derelerin akışına, güneşin parıltısına, doğuşuna ve batışına, ayın ışıltısına yabancılaşıyor. Doğaya yabancılaşan insan, kendi doğasına da zamanla yabancılaşmaktadır. Arz'a olan bu yabancılaşma, zamanla semâvî olana yabancılaşmaya dönüşmüştür. Arz'dan kopan insan semâvattan da kopmaktadır. Ben'ine yabancılaşan insan, bendesi olduğu Rabbine de yabancılaşmıştır. Bachelard'in ifadesiyle "kendini dünyaya açamayan" insan, kendi hapishanesine kapanır. Doğa, sadece insanın varlık bulduğu zemin değil aynı zamanda varoluşunu tamamladığı bir düzlemdir. İnsan, doğa içinde ona saygı duyarak yaşadığı takdirde kendi doğasının hakikatlerini kavrayabilir. (Huzurun ve Sükûnetin Hakiki Düzlemi: Bahçe) 🎵 youtu.be/6e4Bt2pTaxs?si=...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hak teâlâ hazretleri Ümmet-i Muhammed'e pek büyük lütuflar ihsân buyurmuştur. Bu yüzden bizler, ümmet-i itaat olmalıyız. Emirlerine imtisâl, nehiylerinden ictinâb ile Hakkı tanımalı, âmil olmak sûretiyle itaatkâr olmalıyız.
Muhabbetullah da mütâbaat ile olur. Muhabbetin birinci adımı şerîat, ikincisi de tarîkattır. O da ikidir; biri zikirdir, diğeri tefekkürdür. Zikir ve fikir de râbıtasız kazanılmaz. Râbıta da kolay değildir. Çünkü, nefse muhâlefet ve mücâdele lâzımdır. Nefis insana çok şüpheler verir. Şüpheleri izâle lâzımdır. Bu da zamana muhtaçtır. Râbitada mürşîdin hayâlini tefekkür etmeye lüzum yoktur. Muhabbet lâzımdır. Zâten bir insan sevdiğini dâimâ gözü önünde bulundurur.
Zikrin hakîkati, zikir ânında zikredilenden başka her şeyi unutabilmektir.
Şems-i hakîkât, nûr-i Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz hazretlerinin mübârek, münevver cemâl-i bâ-kemâl-i şerîflerini görmenin fazîletine hiçbir fazîlet nazîre ve denk olamaz.
İslam