Âlimlerden Ziyad, bir defasında yanına girdiğinde onu ağlamaktan yüzü gözü şişmiş, yanaklarında izler çıkmış haliyle gördü. Fakir bir dilenci gibiydi. Elbisesi yamalı, üstü başı dağınıktı. Ona dedi ki:
- Ya Emirelmü'minin!
Nerede yaşadığın saraylar? Hani o elbiseler ? Hani O caka ?
Ona şu cevabı verdi:
- Hey gidi Ziyad! Bir de beni kabre konduktan üç gün sonra görsen! Kefenim yırtılmış, böcekler yanaklarımda dolaşıyor, gözümü yemişler, ağzım burnum toprak olmuş... Asıl o zaman şaşarsın, o zaman!