Türk Ekonomisi, İkinci Dünya Harbi patlar patlamaz atâlet kanununu bozdu ve bütün temelini dış yardıma bağladı. Halbuki dış yardım, hem de çok daha fazla alınmak şartiyle beş yâhid gelire karşılık yedi vâhid harcama değil, beşini birden tasarruf edip iç bünyedeki gelir-gider dengesini daha sihatle devam ettirme meyzuuydu. Dışarıdan dolar ve sterling ampulleriyle gelen bu sun'i (hormonlar) vücudun iç ifraz guddelerini ve tabii (hormon)larını bozdu; ve memleketi, (ensülin)siz yemek yiyemiyen seker hastasına çevirdi., Halbuki elbette kiyamete kadar devam etmiyeceği malûm bulunan dış yardim, cin fikirli bir ekonomi anlayısı elinde muazzam çapta bir milli depo teskil edebilir. verimin zaman Ve mekânı meçhul, mâceracı yatrımlara girişmeksizin her şey milli bünyeden kuvvet ifraz ede ede âhenkli şekilde yapılabilirdi. Bu depodan da ona hesaplı (doz)lar katılabilir, böylece hâkim ve emin yol tutulabilirdi. ilk bes harb yılında silâh altında tutulan yarim milyonluk ordu, istihsalden istihlâke geçirilmiş kadrosunun belirttiği millî kayba nisbetle, Türk milletinden istenecek yüzde iki enerji fazlası sayesinde idare edilebilirdi.
Üstelik harbe girmemiş olmanın imtiyazı, herhangi bir milleti iktisadi plânda
ihyaya yeter ve onun bütün ham maddelerine ve en pahalı fiyatlarla mecburî pazarlar açılmış bulunurken milli verimi değerlendirmek bakımından ne formüller bulunmazdı? Bunun için toprak mahsulleri, bazı madenler ve hayvancılk
sahalarının başa alınması lâzımdı.