"Kino'nun bir bildiği daha vardı, tanrıların insanların yaptığı planları sevmedikleri; tanrılar, rastlantıya bağlı olmayan başarıdan da pek hoşlanmazlardı. Kino, tanrıların kendi çabaları sonucu başarıya ulaşan kişiden er geç öç alacaklarını da biliyordu."
" O ana kadar neler yapacağını söylemekle kendi geleceğini çizmişti. Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir."
" Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu."
"Haber, kasabada uyuklayan sonsuz kara ve uğursuz bir şeyi uyandırmıştı; bu kara tortu bir akrebi andırıyordu, aş kokusu gelirken duyulan açlığı andırıyordu, sevgisiz kalınınca duyulan yalnızlığı andırıyordu. Kasabadaki zehir keseleri, hemen öldürücü bir ağu üretmeye koyuldular, kasaba bu ağunun etkisiyle kabarıp şişti."