Fatoş Sevigen

Fatoş Sevigen
@FatosSevigen
10/10
·264 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 12:52
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Jean Baptiste Grenouille! 18. yüzyıl Fransa'sı... Paris'in çürümüş, kokmuş, kokuşmuş sokaklarında ona layık görülen hayatın ilk soluğunu, bir balıkçı tezgahının altında alır. Annesinin dahi doğar doğmaz ölüme tek ettiği bir hayatı, kimse bağrına basmaz, basamaz, varlığı kabul görmez ömrü boyunca hiçbir yerde ve hiçbir kimsede. Şayet bir de herkesten farklı, güçlü bir duyuya sahipse. Yeteneğin ötesindeki koku duyusu etrafındaki birçok kişiye kazanç sağlasada, miyasmanın en ağır kokusuna tezattır onun olmayan kokusu. Belki de tek kusuru! Bin kusurunun tek suçlusu. Yıllar boyu insanlar arasında varla yok hüküm süren bir hayatın anti kahramanı yapar onu, kendi öz koku tutkusu. Görmezden gelinen hayatının intikamını, akla hayale sığmaz bir hamle ile alır. Tanrısallaştırır kendini, kendinden öte bütünlükte. Önce masumiyeti yaşatır, sonra hayranlığı, ardından arzulanılan, elde edilmek için çabalanan, tapınan biri olur. Ve en sonunda bir olma haliyle yok olur. Bir katilin hikâyesi anlatısındaki bu eser, polisiye olmanın dışında psikoloji ağırlıklı bir içeriğe sahip. Yokluğuna varlığında isyan eden bir adamın, varlığını kanıtlama çabasıdır. İnsan kusurunun bedelini, ne kadar ağır olabilirse o kadar ağır ödeyeceğinin bir örneği; farklı olmanın kişinin önce kendi lâneti, ardından diğerlerinin katili olduğu gerçeğidir. Anlatımda duygu yoğunluğu ve derin betimlemelerin yer alışı okumayı yavaşlatıyor. Bir olayı anlatırken arada sonunu dile getirip anlatıma devam ediyor. Lakin okuma sürükleyiciliğinden birşey kaybetmiyor. Kitabın kurgusu ve yazarın özellikle koku gibi soyut bir duyuyu somutlaştıma ustalığı hayran bırakıyor. Yıllar
1000Kitap
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Reklam
10/10
·64 syf.··
2026 14. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 21:07
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Bir adam, bir gün, bir saatte sıradan, basit bir olay yaşar. Oysa olay değildir bizi içine çeken. Varoluşsal sancıdır cezbeden. Hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı, arafta kalma hissiyle, karasızlığın ağırlığı altında eziliriz. Seçtiğimiz olasılıkların tadını çıkarmak yerine aklımız hep seçmediklerimizdedir. Seçimde diğer olasılıkların ölümünün yasını tutup, belkilerin çıkmazında, iyi-kötü, doğru-yanlış, ak-kara ayrımı yaparken can çekişiriz. Üzerine uzun uzun düşünülmeyeceklerin arasında kayboluruz. Ansızlıkta kendi kendimizle, kendimiz kavga ederiz. Varoluşsal sancıya dayanamayıp, kendimizi küçülmüş, çaresiz, kimsesiz hissettiğimiz o an ise, bize hayatı öğreten ebeveynlerimizden yardım bekleriz. Zamanında bütün kararları bizim için verenlerin, yol göstericiliğine ihtiyacımız vardır. Ama onlar artık yoktur. Bu yol elele tutuşacağın, birinin omuzunda ağlayacağın bir yol değildir. Kendin çizmen gereken, en kötü kararı versen dahi, sonuçlarından kendin sorumlu olduğun yegane tek yoldur. Belkilerin barınmadığı bir yol. İşte bu yolun anlatımını, en az kelime ile tekrarların üzerine inşa eder yazar. Yer yer noktaların azlığıyla hipnotize ederken aslında sade ve açık bir anlatım sunar. Velhasıl kısa, öz, anlatıdan fazlasını yaşatan bir eser.
1000Kitap
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025743 okunma
10/10
·126 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:01
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Karşılıksız bir aşk ve kabul görmeyen bir son! Werther, Lotte'ye aşık olur. Lotte, Albert'le evlenir. Zamanla Werther'ın ruhundaki ahenk bozulur ve Albert'in karısı ile arasındaki güzel ilişkiye zarar verdiğini düşünür, bu yüzden kendini suçlar. En güzel insani duygulardan aşk, yazgısı mutlu etmesi gereken insanları üzer ve Werther, " Niçin uyandırıyorsun beni bahar yeli? Hem esiyor, hem de diyorsun ki: Göklerin şebnemini yağdırırım! Oysa yapraklarımın kuruması yakın, yapraklarımın dökecek fırtına! Yarın gezgin gelecek, gelecek ve tüm güzelliğimle beni görecek, kırlarda her yanda gözleri beni arayacak, ama bulamayacak." (S.116) diyerek bir son verir hayatına. Lakin bu kitaba sadece imkansız aşk ve hayattan vazgeçiş gözüyle bakmak yanıltıcı olur. Yazar, yaşantısının dar çemberinde dönen bir hayat isteyen Werther'in, yaşamdan vazgeçişini gün gün kaleme alırken ara temalarda: İnsanın özgürlük korkusuna, Sınıfsal ön yargılara, Çocuk gibi yönetilen insanların körlüğüne, Gücün sınırının denemeden bilinemeyeceğine, Kötü günlere katlanabilmek için, iyi günlerin tadını doyasıya çıkarmamın önemine, Keyifli olmadığında maskenin gereksizliğine, Mutlu edemediğimiz, mutlu insanlar gördüğümüzde dayanamadığımıza, Çocukları hayata hazırlarken sadece olumlular vermemizin yanılgısına, Başkalarının öğretilerinde yaşamak yerine, kendi tutkumuzun peşinden gitmemiz gerektiğine, İnsanları yargılarken eylemden çok nedeninin önemine,
1000Kitap
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
" Üzerimde zevkle yaşamak için insanın sadece biraz toprak parçasına, altında huzurla yatmak için de bundan daha azına ihtiyacı var."
Sayfa 73·Kitabı okudu
Alıntı
" Ruh sükuneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. Sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilemez olduğu kadar kırılgan olmasa."
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam