Yavaş yavaş ögrenmistir, sevilen nesneyi kendi duygusunun işinlariyla ezmek yerine aydinlatmayi.
Sevgilinin saydam endami araciligiyla uzaklari tanimanin coskusuyla simartmisti ve bu , kendisinin onu sonsuz sahiplenme istegiyle ortaya cikiyordu.
Dişarida hersey degismisti.Nasil, bilmiyorum ama iceride senin önünde. Tanrim!
Senin önünde ey seyircii bizler aksiyonsuz muyuz?
Rolümüzü bilmediğimizi anladik.
Bir ayna ariyoruz, makyajimizi silmek ve sahte olani atmak ve doğal olmak istiyoruz.
Ama herhangi bir yerde unuttugumuz bir sunilik bizi tutuyor.
Kaşlarimizda bir abarti izi kaliyor.
Farketmiyoruz ki dudaklarimizin kösesi hala kivrimli.
Ve böyle dolasiyoruz etrafta.
Bir soytari ve de yarim,
Ne asIl ne de oyuncu!