Maskemin düşmesinden o kadar çok korkuyordum ki, onu sıkı sıkı tutuyordum... Sanki iki kişi olmuştum. Maskemin dışındaki güçlü ben ve maskemin içindeki çıldırmak üzere olan, 'artık yeter!' diye bağıran ben.
'Ben seni niçin seviyordum ki? Bilincine varmadan da olsa benden daha üstün yanların için, gerçekten benden daha yukarılarda, daha seçkin, daha zarif ve ışıltılı olduğun için. Ben yoksulluktan, karanlıktan ışığa gelir gibi geldim sana.'
"Birinin acısını dinlerken, dalgınlığımızın sebebi anlatanın perişanlığına duyduğumuz merhamet değil, aynı acıyla muhatap olmamız halinde ne yapacağımızı düşünmemizdir."