Herkese merhaba, aslında bu kitabı birkaç ay önce okumuştum ama inceleme yazmadığımı fark ettim ve okumak isteyenler bir fikir edinmek isteyebilir diye inceleme yazmak istedim. Kitabın konusundan bahsedecek olursam Dorian adında genç ve yakışıklı mı yakışıklı, zengin, küçük dağları ben yarattım havalarında gezinen bir adam. (Aslında çocuk da neyse). Basil diye bir ressamımız var. Basil ile dorian bir süredir arkadaşlar ama basil, doriana karşı romantik hisler besliyor ve bunu arkadaşı Lord Henry'e anlatıyor. Daha sonra Henry ve dorian da tanışıyorlar filan derken basil, uzun zamandır üzerinde çalıştığı dorianın portresini bitiriyor ve bunu onlara gösteriyor. Dorian, portresini gördüğü an gençliğine ve güzelliğine vuruluyor ve yıllar portresini yaşlandırırken kendisinin genç ve güzel kalmasını diliyor. Ve dileği gerçekleşiyor...
YORUM:
Kitabın fantastik kısmını çok sevdim ben. Dorianın yaptığı tüm kötülüklerin portresine yansıması ve bunu gördükçe yaşadığı korkular, bunalımlar, kayboluşlar çok güzel işlenmişti. Lord Henry başlı başına inanılmaz sinir bozucu bir karakterdi ciddden. Hep en iyisini ben bilirim, kadınlar şöyle, toplum böyle, erkekler böyle, basil öyle, tamam en çok sen biliyorsun kes artık dedim defalarca. Ve bence dorian ın o hale gelmesine sebep olan asıl kişi de oydu ve sonu ben hiç tatmin etmedi, neyse. Kurgunun yazım tarzını beğendim ama aradaki zaman atlamaları bazen kopukluk yaşattı bana. Onun dışında Oscar Bey'in yazımını çok beğendim. Kısacası Henry gibi adamlardan uzak durun. Aşırı beğendiğimi söyleyemem ama okunması gereken kitaplardan biri bu da. Kitapla kalın ..