Acaba kralın adamları uygarlık sözcüğünden ne anlıyorlar? Uygarlığın neresindeyiz? Adalet üçkağıtçılık ve düzenbazlık yapacak kadar, yasa yedek çözümler bulacak kadar alçaldı! Korkunç!
" 'Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?' dedi. 'Herif rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı.' 'Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku,' dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. 'Evet, braz sapık ve tek taraflı bir tutku, ' dedi. "
Ben bu kısmın kitabın bi nebze özeti niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Özellikle, ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı kısmı. Adam eve aklına esince girip çıkıyor, Müzeyyen'le doğru dürüst sohbet bile etmiyor çoğu zaman. Biz anca içsel monologları ile baş başayız. Anca Müzeyyen elinden gidince anlıyor.
Arkadaşımla kirap hakkında konuşurken Müzeyyen de fazla başına buyruk demişti. Evet Müzeyyen başına buyruk lakin adam bunu zaten öncesinde de biliyordu. Müzeyyen hep böyleydi zaten.
Başka bir arkadaşımla konuşurken kitabı o da "Sorsan adam çok seviyor acısından ölüp bitiyor ama Müzeyyen'in bundan haberi olmadıktan sonra boş boş acı çekmeye devam ediyor." şeklinde bir yorum yaptı. Ben bu yoruma harfi harfine katılıyorum aynen bu şekilde oldu kitapta.
Kısacası sosyal medyanın abarttığını düşündüğüm bir kitap oldu. Bence bu kadar çok ilgi görmesinin nedenlerinden biri de kitabın ince olması. Yani kitap o kadar güzel değil lakin hızlı tüketim çağında olduğumuz için insanların çoğunun bir bakıyım zaten ince en azından bir şeyler okumuş olurum mantığında okuduğunu düşünüyorum.