Gerçek şu ki, Biz (akıl ve irade) emaneti(ni) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk; ama (sorumluluğundan) korktukları için onu yüklenmeyi reddettiler. O (emanet)i insan üstlendi; zaten o, daima haksızlığa ve akılsızlığa son derece meyyal biridir. AHZÂB suresi/72
(Böyle biri sanıyor mu ki) kendisini önünden ve ardından izleyen (ve) onu Allah her ne ki takdir etmişse ona karşı koruyup gözeten refakatçileri vardır. Gerçek şu ki, insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez; ve Allah insanlara (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) bir felaket tattıracağı zaman hiçbir şey bunun önünde duramaz: çünkü onların, kendilerini O'na karşı koruyabilecek kimseleri yoktur. RA'D suresi/11
Mal ve canın feda edilmesi tansiyonun yükseldiği, hamasetin coştuğu bir anda olup bitiverir. İlim peşinde koşmaksa böyle bir anda olup bitiverecek bir şey değildir. Ancak sürekli bir çabayla hedefine varabilir. Bu ise sürekliliği mümkün kılacak bitmeyen yakıta yani kesintisiz bir bilince ihtiyaç gösterir.