Yalanlı propagandaya karşı, hakikatlerin tebliği, şeytansı iğvaya karşı Vahiyden gelen telkin, zulme karşı adalet, cehalete karşı irfan aydınlığı, nefsin başkaldırışına karşı Allah'a teslim oluş, şehvete karşı oruç, insanın kendi benliğine tapınmasına karşılık namaz silahlarıyla Müslüman savaş meydanlarında gözükecektir, gözükmelidir her zaman.
Müslüman, müslümanlığını sözde bırakmamalıdır. Sürekli olarak kendini İslamdan koparan aldatıcı oyalamalarla savaşmalı, onlara karşı ruhun ölümsüz silahlarıyla donanmış olmalıdır.
İslam savaş realitesini reddetmez. İslam, savaşın salt dünyevi işgal, siyasal egemenlik, sömürü gibi emperyalist duygularla yapılmayacağını dost düşman herkese göstererek, savaşı daha yüce bir hedef olan insanın mutluluğu önündeki engelin kaldırılması amacına matuf kılmıştır.
İslam'ın insana ulaşması her zaman kendiliğinden ve kolayca gerçekleşmemiştir. Çoğu zaman insanla İslam'ın arasına engeller girmiştir. Bu engeller kimi zaman tabii, kimi zaman beşeridir. Kimi zaman fiziki kimi zaman da manevidir. Hangi türden olursa olsun, bu engelleri kaldırıp İslam'ı insanla buluşturacak kapıyı açma eylemine "fetih" diyoruz.