"Hani, uzak ülkelerde ölmek için gidilen kutsal şehirler vardır ya. İnananlar nehrin kıyısında, harabe tapınaklarda, kirli döşeklerde uzanıp usulca ölümü beklerler ya. Ben de onlar gibi bu şehre çok uzaklardan ölmek, kendimi öldürmek için geldim. Aslında bıraksalar doğduğum yerde de ölebilirdim: zamanı gelince, kendiliğinden. Ama hayat beni rezil bir değnek ile dürttü: Kalk! Akılsızlığın peşine takıl, deliliğin peşine, hırsın peşine, inançsızlığın peşine takıl."