Bu arada onun(Yavuz Sultan Selim) İstanbul'a döndükten hemen sonra daha önce pâyitahta sevkedilmiş olan halife tarafından karşılandığı ve Ayasofya'da düzenlenen törenle hilafetin kendisine devredildiği yolunda bilgiler bulunur.Ancak dönemin hiçbir kaynağında böyle bir devir işlemine dair bilgi bulunmamaktadır.Padişah tıpkı Memlük sultanları gibi mukaddes yerlerin koruyucusu ve hizmetkârı olmayı böyle bir unvandan daha üstün görmüştür.Hatta kendisini mukaddes yerlerin "hakimi" değil, ancak "hadimi" olarak gördüğünü ifade etmiştir.
Biz cumhuriyetçiyiz, hatta bizzat hanedanın kendileri de cumhuriyetle barışıktır.Bugün Osmanlı hanedanında, aile fertlerinin monarşist eğilimleri yoktur.Açıkça böyle bir şey söz konusu olamaz.Yanılarak böyle bir eğilimi olanı öbür üyeler derhal takbih ederler, bir yerde cezalandırılır.Üstelik biliyoruz ki son iki kıdemli üye, yani merhum Osman Ertuğrul Efendi ve yakın zamanda vefat eden Neslişah Sultan, "Artık hanedan bitti, biz bir aileyiz, bunu bilin" dediler.