Ferat

Ferat
@Ferateren_
Insan yaşamı ve onurunu artık tanımayan ve insanı iradesinden soyutlayarak onu (fiziksel kaynaklarını son damlasına kadar sömürdükten sonra) yok etmeyi planlayan bir dünyada, kişisel benlik en sonunda değerlerini kaybedebiliyordu.Toplama kampındaki bir İnsan kendisine saygısını korumak için son bir mücadele vermediği takdirde birey olma; aklı, iç özgürlüğü ve kişisel değerleri olan bir varlık olma hissini kaybediyordu. Bu durumda kendini sadece korkunç bir insan kitlesinin bir parçası olarak görmeye başlıyor ve varoluşu, hayvan yaşamı seviyesine iniyordu. İnsanlar bazen bir arada bazen tek tek, tıpkı kendine ait bir düşüncesi ve iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi bir yerden diğerine doğru güdülüyordu. İşkence ve sadizm biçimlerinde ustalaşmış küçük ama tehlikeli bir çete onları her yandan izliyordu. Bu çete sürüyü ileri geri bağırış, tekme ve düdüklerle durmadan hareket ettiriyordu. Biz koyunlar ise sadece iki şeyi düşünüyorduk:Kötü köpeklerden kaçınmayı ve biraz yemek almayı.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Böyle bir durumda en çok acıtan fiziksel acıdan ziyade (bu yetişkinler kadar dayakla cezalandırılan çocuklar için de böyledir) bu adaletsizlikten kaynaklanan zihinsel acıydı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Aniden kaygılı yolculardan bir çığlık yükseldi. "Aucshwitz!" Herkesin kalbi bir an için durdu. Auschwitz ismi tek başına dehşet verici olan her şey demekti:Gaz odaları, fırınlar, katliamlar... Tren yavaşça, neredeyse tereddüt eder gibi yolcularını bu korkunç gerçekten mümkün olduğunca korumak istercesine hareket etti:Auschwitz!
Sayfa 23·Kitabı okudu
"Hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne.Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta-yetişkin hiç kimse, yani-benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum;nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey. "
Sayfa 162·Kitabı okudu
"Öldü biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına;özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?"
Sayfa 161·Kitabı okudu