Feride karasu

ölüm vaizleri üzerine
Gereksizlerle doludur yeryüzü,bu artıklarla bozulmuştur hayat. ‘Sonrasız hayatla baştan çıkanlar,çekilsinler bu hayattan’
Felsefe-Düşünce
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yutkunmak pek mümkün olmadı,gözlerim ağlamak için kırpıştı ancak o da olmadı. Nefesim sanki yetmiyormuşçasına hızlı bir şekilde alıp vermeye başladım, bunu yaptıkça kafam büyüyormuş gibi hissettim biraz tedirgin etti bu halim, uyumak için kafamı yastığa koydum ancak içerdeki sesler git gide yükselmeye başladı, şakaklarımda ince bir sızı baş gösterdi ve o esnada anladım ki,yeni gün aynı sakinlik ve sıkıcılıkla devam etmeyecek. Günlerimi işgal edecek düşünceler büyük bir gürültüyle yerlerini aldılar, kendime şans dilemek dışında bir şey kalmadı,hoşgeldin iç dünyamın doyumsuz hissi.
Düşünce
…Geliyor Boğaziçi’nden doğru Bir iskeleden kalkan vapurun sesi, Mavi sular üstünde yine Bembeyaz Kızkulesi… Ziya Osman Saba
Orhan Veli Kanık
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Önce hafiften bir rüzgâr esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda Sucuların hiç durmayan çıngırakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık, Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalı Çarşı; Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa; Güvercin dolu avlular. Çekiç sesleri geliyor doklardan, Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu, Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;