Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Aşk gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı. Akıldan geçmeden aşk gönle giremezdi. Duygular düşüncelere hâkim olunca başlardı aşk. Düşünceler duyguları yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı.
Azap çekiyordum ve azabın lezzet demek olan "azb" kökünden türemiş bir sözcük olduğunu biliyordum. Benim lezzetim azap içinde bile muhteşemdi bu yüzden.
"Ne büyük şairsin sen ey Hilleli! Dünyanın bütün kitapları yansa, İskenderiye Kütüphanesi'nin başına gelenler bütün kütüphanelerin başına gelse, edebiyat ve şiir adına senin bu kitabın insanlığın vardığı zirve noktayı göstermeye yeter! Ruhun şad olsun!.."